°•.Simuzer .•°'s profileHazırlanınız!PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    October 15

    O işte O..Sana en Yakının..Farketmesen de..



     
     
    Hep Can Bilip...Tüm Vakitlerini Sarfettiklerin...Ömrünü Yoluna Adadıkların...
    Başüstüne Koyup Üstüne Titrediklerin Bir Bir Terkettiler Seni İşte..

    Gördün mü Bak İnsanları Memnun Etmek Ne Kadar Zor..

    Ne Yapsan Beğendiremezsin...Ne Söylesen Dudak Büker Eleştirilirsin...İlla Bir Kusur Bulurlar..

     

    Uğraşsan Tüm Gücünle...Kendini Yiyip Bitirsen...Kendi Öz Rahatından Tavizler Versen...Hatalarına Bile Göz Yumsan...Aldırmasan...Hep Affetsen Hoşgörüyle...Yine de Boşuna...Asla Memnun Edemezsin..
     

    Tüm Varlığınla Ölesiye Yoruluyor Ama Ücretini Alamıyorsun Hep Değil mi?

    Ama O, Öyle mi Ya?.

    Kim mi?


    O İşte..Hani Pek O Kadar Önemsemediğin..

    Emrine "Evet" Ama "Nasıl Olsa Olur" Diyerek Taat Ederken Hiç Özenmediğin O..

    Hani O, Sen Yürüyerek Gitsen Sana Koşarak Gelenin..

    Adını Yürekten Bir Ansan Bin Dünya Bedel Cennetler Bağışlayanın..

    Kötülüğe Niyet Edip Yapmayınca Bile Seni Onurlandıranın..

    Ücretlerini Hem Peşin Hem de Kat Kat Ödeyenin..

    O işte O..Sana en Yakının..Farketmesen de..

    En Kritik Anlarında Düşecekken Seni Tutanın..

    Daim Yüreklere Nazar Eden...Kapısı Hiç Kapanmayanın..

    Seni Hep İştiyakla Bekleyenin...Hiç Ama Hiç Darılmayanın..


    O İşte Rabb'in....

    Sana Hem Dost Hep Yar Olanın....Sana Hep Yar Kalanın..

    O Zaman Neden Kendini Paralıyorsun ki Boşuna?

    Kıymet Bilmeyene Kölelik Edeceğine...

    Gel O Aziz’e Bende Ol Ki Aziz Olasın..

    Ol ki, Dünya Dolu Belalardan kurtulasın...

    Sultan Olasın..

    Ve Bil ki...

    O’nu Memnun Ettiğinde Yarattığı Herşeyi Musahhar Edecek sana..

    Memnun Olduğunu Memnun Edecek...Sevdiğini Dünyaya Sevdirecek..

    İşte Bu Sırrı Anladınsa Öldün Demek...Yani Oldun Demek..Mubarek Ola Sultanlığın.


    Comments (11)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    ahmed akwrote:
    Dost dediğin
    Kimi zaman boşluğa düşer insan...
    Karambol dedir karamsar olur...
    Kimi zaman hiç olmadığından daha çok yalnızlık duyar için için...
    'Yuvasından düşen kuş gibi ' ne yapacağını bilemez.
    Ve terk eder kendini atar kader rüzgârlarının meçhule giden kollarına...
    Oysa hayat tesadüfler okyanusudur.
    Hangi ırmağın hangi denize ve hangi denizin seni bu okyanusun hangi
    köşesine taşıyacağı bilinmez.
    Bir bakarsın ki tam dünyanın tüm yükü omuzlarında sandığın bir anda biri
    çıka gelir...
    Duyguların değişir o anda yaşama nasıl bakacağını şaşırırsın...
    Ve O hayatının bir köşesine oturup o okyanusta seninle birlikte akmaya
    başlar...
    Ne yana baksan oradadır. Ağladığında, güldüğünde, efkârlandığında,
    öfkelendiğinde, hep yanındadır.
    Yorulduğunda yaslanacak omuz olur sana çoğu zaman.
    Her şeyine katlanır.
    Kaprislerine, bağırış çağırışlarına aldırmaz. Ayağın gözün kulağın olur
    yeri geldiğinde...
    Aşktan acıdan. Mutluluktan, hastalıktan uyuyamadığın gecelerde yastığındır.
    Bir kumsalda oturup yıldızları sayarken, denize her taş attığında o
    vardır yakamoz pırıltılarında...
    Bir deniz feneri gibi zifiri karanlık ve fırtınalı havalarda sığınacağın
    limanın habercisidir senin için artık bir sevgili, bir kardeş, bir bacı,
    bir ana ve baba gibidir...
    Ve sen farkına varmadan, tarifi imkânsız bir tutkuyla bağlanırsın Ona
    öylesine ki bir gün pılını pırtını toplayıp gitmek istesen bilirsin ki
    ardına düşmüştür, peşindedir.
    Gün gelir kendine bile söylemekten korktuğun sırlarını anlatırsın ona
    seni bir bulmaca gibi saatlerce sıkılmadan çözebilir. Günler sürse de
    dinler seni...
    Seninle güler seninle ağlar...
    Geçmiş acılarını paylaşır hayallerine ortak olur...
    Ve bilirsin, saçını tararken ne yaptığını, buzdolabının kapağını nasıl
    kapatacağını...
    Ve onun özelinde, kimseyi kırmayı düşünemezsin. Buna elin de dilinde
    varmaz. Sonuçta, kendine gelmeye, kendin olamaya başlarsın...
    Coşku ve heyecanla dolar için...
    Aşılması güç, sarp ve yalçın kayaları bir solukta geçebileceğin özgüveni
    duyarsın... Gözlerinde bir pırıltı bir mutluluk vardır. Mavi daha güzel.
    Beyaz Daha masum ve kırmızı daha alımlıdır senin için...
    O da seninleyken umutludur...
    Yanılmazsın söz verdi mi geleceğini bilirsin. Sabah kalktığında ilk ne
    yapacağını öğrenmişsindir. Vazgeçilmesi zor bir alışkanlık olmuştur
    senin için artık...
    Sigaradaki duman gibi.
    Okumak gibi, su içmek yemek yemek gibi...
    Her gün halının altına koyduğun anahtar gibi...
    Dosttur Onun adı...
    Dostluk sana sunduğu...
    Ve sen istesen de silemezsin onu...
    Kopamaz, terk edemezsin...
    Çünkü bir oya gibi işlemiştir çiğlerinin en ücra köşesine kadar,
    alışkanlığın olmuştur.
    Ne mutlu böyle bir DOST bulana...

    selam ve dua ile can aneycan
    3 days ago
    ahmed akwrote:
    KAPILARIN ANAHTARI: SEVGİ
    Hani, iman etmedikçe cennete giremeyecek, birbirimizi sevmedikçe de iman etmiş olmayacaktık. Hatırımızda mı o nida?
    Evet belki hatırımızda ve hâlâ kulaklarımızda, sözlerimizde yankılanır durur. Peki gönlümüzde, telaşımızda, ne kadar yerini bulur?
    Seviyor muyum, nasıl sevebilirim sorusunu sorar mıyız?
    Sevgiye, birbirimize yol arar mıyız?
    Ve ne zaman ‘evet seviyorum' diyebiliriz.
    “Birbirinizi ziyaret ediyor musunuz?”
    Kûfe'li dostları Medine'de Abdullah b. Mesud'un ziyaretine gelmişlerdi. İbn Mesud r.a.? Kûfelilere sordu:
    - Birbirinizle oturup kalkıyor musunuz?
    - Bunu hiç bırakmıyoruz.
    - Birbirinizi ziyaret ediyor musunuz?
    - Evet Eba Abdullah! Hatta içimizden biri bir kardeşini göremediği zaman yürüyerek Kûfe'nin ta öbür ucuna gidiyor, onunla buluşuyor.
    Bu sözler üzerine İbn Mesud r.a. buyurdu ki:
    - Bu münasebetinizi sürdürdüğünüz sürece hayır içinde olursunuz.
    Elvida ÜNLÜ
    selam ve dua ile sıddık aneycan
    Nov. 16
    HAKKA GıDEN YOL
    Kör kuyulara mı atılsak Yusuf gibi,
    çarmıhlara mı gerilsek İsa gibi,
    Denizler mi yarsak Musa gibi,
    Hakka giden yolda biz ne yapsak

    Tekbirlerle yaşasak MÜcahit gibi,
    Beş vakit eksik etmesek hafızlar gibi,
    Zekâtlar versek Karun gibi,
    YÜz mÜ sÜrsek Kabe'ye hacılar gibi

    Ateşlere mi atılsak İbrahim gibi,
    Balıklarla mı Konuşsak Yunus gibi,
    Ezanlar mı okusak Bilal gibi,
    Hakka giden yolda biz ne yapsak

    cumanız mubarek olsun
    Oct. 23
    NAZOwrote:
    HAYIRLI GÜNLER SİMUZER TEYZECİĞİM..CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN..
    ALLAH,A EMANET OLUN..SAYGILARIMLA...
    ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

    Rabbim Cuma hürmetine, amellerimize ihlas, gönlümüze huzur, hastalıklarımıza şifa nasip eylesin.
    Hayatımızın en hayırlı anında, şehadet şerbeti ile huzuruna alsın. Kendisine layık kul, Efendimiz sav layık ümmet eylesin.

    ஐ ♥―♥―♥―♥→ ‼♥―♥―♥‼ ←♥―♥―♥―♥ ஐ
    LATİF VE ALİM OLAN RABBİMİZ DÜNYA SAADETİNİZ İÇİN CUMAYI VESİLE KILSIN,AHİRETTE SİZE VE TÜM SEVDİKLERİNİZE ,,CUMA YAMAÇLARI,,NASİP ETSİN.AMİN..İNŞ.
    ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN..
    Cumanız Mübarek Olsun.
    Oct. 22
    ahmed akwrote:

    Allahım, kolaylık ancak Senin kolay kıldığın şeydedir. Sen, istersen tepeleri düzler, zorlukları kolaylaştırırsın.

    selam ve dua ile sıddık aneycan
    Oct. 20
    sen ona yakınsan bilki oda sana yakındır ,kalbini yokla ne için kim için carpıyor bir bak ...
    candan yardan serden gecipte ona sevgili olanlara ne mutlu .selam ve dua ile annem...
    Oct. 17
    NAZOwrote:
    O işte O..Sana en Yakının..Farketmesen de..
    En Kritik Anlarında Düşecekken Seni Tutanın..
    Daim Yüreklere Nazar Eden...Kapısı Hiç Kapanmayanın..
    Seni Hep İştiyakla Bekleyenin...Hiç Ama Hiç Darılmayanın..
    ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

    YÜREĞİNE SAĞLIK SİMUZER TEYZEM..ELLERİNİZE SAĞLIK ...İYİKİ VARSINIZ ..
    NE GÜZEL BİR PAYLAŞIMLAR ..ALLAH RAZI OLSUN SİZLERDEN.
    ELLERİNİZDEN ÖPERİM ...SAYGILARIMLA..
    ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

    Aşk-ı Sükut...

    Üç idrâk...belki üç sır. Katlanmayı bekleyen basamaklar ve koca bir kapı.
    Ben bu kapıyı dahi aralayamayan çocuk...ama meraklı:
    I - ...sükût. her satır başına düşen koca bir derya; ama yalınız. Tek başına belki koca kainatı elpençe divan durdurabilir. Ama alem ötesine güç yetiremez...
    ...ve işte anahtar: sükût ve aşk...aşk-ı sükût.
    II- ...varlığından sıyrılış; hiçlik...ama kuru bir hiçlik değil. ...ince bir çizgidir denge; onu kayıp ediş, hiçlikte çırpınıştır. Ötelerin kapısıdır hiçlik, doğru; fakat gelişi güzel hiçlik değil.
    ...ve işte çözümlenmesi gerekir ilâçlar: hiçlik ve varoluş... ama nasıl bir var..?
    / ben bile âcizim idrakten... /
    III- ...koca bir buluş. Sevgi ve aşk; işte dengenin ötesi: Habîb!
    Sükût’u bilmeseydik, içimize dönemezdik; aşk olmasaydı sükût’tan haz alan olur muydu (?)
    Benliği bırakmasaydık “varlık iddiasından” kim caydırırdı bizi;
    Ya hiçlikte bir var oluş bulamazsak, “ene”ye koşan yolları kim kapardı bize... (?)

    Bütün bu yolları geçemeyen nasıl erer üçüncü kapıya;
    Sükût bilmeyen nasıl konuşur Seninle, aşka niyet etmemiş nasıl sükût bilsin...
    Hiçlik tatmamış olan nasıl tanır Seni, nasıl sever seni bütün varlığıyla...
    Sevgi’den sıyrılamamış, her noktada sevgi gören aşkı nasıl bilsin;
    Sevgi’de bîhûş olan, aşkı nasıl görür...maşûk’u, sevmesi gerekeni nasıl akleder.

    İşte ey Habîb!.. Her kapı sana açılır; açılmak da zorundadır. Bu satırlar arasında kaybolmak varken, ben hâlâ “enaniyet” güden bîçare...
    kıtmîriniz olma hayâlinde, nefsaniyet izleri taşıyan varlık iddiasında mahlûk...

    Sükût’ta boğularak...bütün çağrış ve bağrışlar mühür; şu satırlara düşen lütfâ nokta...

    Ben bir Hiç...ve Sen;
    Ey bütün mevcudâtın, ister istemez aradığı, bulmak için çırpındığı sır;
    Değeri bir türlü idrâk edilememiş sonsuz ve Lütf-û Kebîr...
    Ve işte Kelâmullah: “Habîbim!”
    ”Habîbullah”.

    Muhammed Hakan YILDIZ
    Oct. 17
    ahmed akwrote:
    Seni Hatırlatıyor!
    Ömer Sevinçgül


    YAĞMURLARLA senin rahmetin yağar, dereler, çaylar, ırmaklarla akan sınırsız şefkatindir. Anneler, kucaklarının sıcaklığını senin merhametinden aldı ve göğüslerinden yavrularının ağızlarına akan senin ikramındır. Gönülden gönle yankılanan sevgilerde “Vedûd” ismin cilvelenir. Çünkü sensin sonsuzca seven ve sevilen. Kalpler, sevmeyi senden öğrendi. Bahar tablosunda muhabbetten kalbi kanayan güller, vuslatın hasretiyle ağaçların minberlerinde besteler yapan bülbüller senin “Cemîl” ismini terennüm ederler.
    Sen, süslü sûretler veren “Musavvir!” Eserlerine, hiçbiri diğerinin aynı olmayan biçimleri verensin. İlminle ölçer, iradenle seçer, kudretinle biçersin. Kâinat kitabın, yeryüzü sayfan, cümle canlılar ve cansızlar kudret kelimelerindir senin.

    Yıldızların nûranî parıltıları “Nûr” isminin gölgeleridir. Dağlarda azametin, volkanlarda kibriyan, semalarda celâlin yankılanır.

    Kışın “Mümît” isminin fırtınasıyla öldürür, baharda “Muhyî” isminin sabâ rüzgârıyla can verirsin.

    Bahar gelini senin “Müzeyyin” isminle süslenir, tek arzusu senin güzeller güzeli isimlerinle nakışlanıp, yine senin ezelî nazarına bir an olsun görünebilmektir.

    Senin ilahî huzurunla bir an şereflenen varlığa yokluk yaklaşamaz. Her eserinde gördüğüm varlık şevki, yaşama arzusu, beka meyli senden gelen “nazar” sırrıdır, “huzur” neşvesidir.

    Sen teksin, birsin, eşi, benzeri, ortağı, yardımcısı olmayan “Ehad”sın. Temelde birbirine benzeyen, yardımsız, yardımcısız yapamayanlar senin “eserlerin”dir, sana işaretler ederler. Onların acizliği kudretini, fakirliği zenginliğini, fâniliği bekanı dile getirir.

    Büyük küçük bütün yarattıklarının ihtiyaçlar içinde çırpınışlarına şahit oldukça, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, sayıya gelmez muhtaçların her an yardımına koşan “İnayet”ini ve “Samediyet”ini düşünürüm.

    Gafletle bakanların gözünde, eserlerin sana perdedir. Sineklerin örümcek ağına takıldıkları gibi, bu “kesret” perdelerine takılıp kalarak sana ulaşamayanlardan olmak istemem.

    Senin isminle nakışlanmayan sevgileri sevmem, ayrılık acısıdır. Varlıklarda “sebebi muhabbet olan hüsün ve ihsan ve kemâl” sendendir ve senindir.

    Yerdeki ışıltılarına dalıp da nazenin güneşi sevmeyi unutanları... Gölgelerin aşkıyla asılları göz ardı edenleri... Ve senin adına olmayan sevgilerin şiddetini gördüğüm, başkaları için söylenen şarkıları duyduğum günden beri...

    “Bana her şey seni hatırlatıyor !”
    selam ve dua ile sıddık aneycan

    Oct. 16
    Hüsn-i Hatwrote:
    Ya RABBI!

    Ya Rabbi! Kalblerimizi sevginle doldur...
    Ya Rabbi! Sevdiklerini bize de sevdir...
    Ya Rabbi! Yerdiklerini bizede yerdir...
    Ya Rabbi! Senin rizan icin seven, senin rizan icin bugz eden kullarindan eyle bizleri...
    Ya RAbbi!
    Seni hakkiyla bilmeyi,
    Sana hakkiyla hamd etmeyi,
    Sana Hakkiyla sükretmeyi,
    Sana hakkiyla tövbe etmeyi,
    Sana hakkiyla ibadet etmeyi bizlere nasip eyle...
    Biz gücsüz, biz zayifiz, bizleri kusurlarimizin karsiligi olarak cezalandirma, bizleri affet, kusurlarimizi bagisla...
    Ey merhametlilerin en merhametlisi, bize merhamet et, bizi affet, bizi bagisla....
    Yaradana emanet olunuz canım ablacım..........
    ..................AMİN.......................
    Oct. 15
    ahmed akwrote:
    Ellerini Alıştır Vedaya... Ve Duaya...



    Son defa bakıyorum sana bulutlar, gökyüzü… elveda! Kuşların çığlığı,
    s/ağırlığı dünyanın... elveda! Acıyanlarım bana; (da) elleri böğründe
    kalanlarım... üzülmeyin; biter bir gün, acı yanlarım… Salkım saçak
    sancılarım… elveda!
    Ey gel geç Leyla, ey dünya… Ey kör sevdalarım... elveda... Ey, çöllerin
    Serabı… Ey, yandıkça yandıran tuzlu suyu denizlerin... elveda...

    Atamadığım çığlıklarım... Yollardaki izim... Dinmeyen sızım... Besteleri
    boynu bükük sazım... elveda...

    Gün b/atımları, hey! Dayanamam bu sarı/solgun bu "olgun" ayrılığa...
    Bu her akşamki kıyamete... Ah, ben ki sabahlardan geliyorum... Birdenbire bu
    vakitli elveda?

    Ellerini alıştır vedaya... Ve duaya…
    Bak, avuçlarında tuttuğun zamanlar dağların ardına düştü... Titrek bir
    istasyona, çığlık bir v/edaya hazır mısın?

    Ne zaman gelir bu giden bahar! Bu kış hangi ölümdür! Sonbahar yaprakları kaç
    veda mektubudur! Ömrümüz kaç elveda... Kaç sonbahar, kaç çığlık... Saydın mı
    aynalarda değişen yüzlerini...

    Ellerini alıştır vedaya... Ve duaya…
    Yol uzun... Her adım bir ayrılık... Kapı arkası gurbet ya... Yaka paça götürüyorlar bizi... Çocukluğumuzu,
    gençliğimizi...


    Bilsen ki her an bir zelzele... Duysan ki ne velvele...
    Sen iyisi mi ellerini alıştır vedaya...
    Ve duaya... Her derde devaya...

    ALİ HAKKOYMAZ

    selam ve dua ile xuda razi be sıddık aney
    Oct. 15
    ahmed akwrote:


    kendim bir muamma…

    …sevdiklerim bir muamma…
    …hayat bir muamma…


    belki de böyle bulacağım yolumu, kim bilir
    …?…
    Düşünmek en büyük armağanı insanın ve düşünmek en büyük çilesi
    Bazen ağlayabilmektir nimet bazen anlamamak
    Bilmemki anlatabilmekmi,daha iyi ağlayabilmek mi
    Ağlayan mı anlar, Anlayan mı Ağlar
    Gözyaşı mı değerli, alın teri mi
    Günah işleyen mi kederli, yoksa seyreden mi
    En acı umursamazlığımı insanın,yoksa çaresizliğimi susanın
    Konuş ne olur ey kalbim
    Baki mi şu beden
    Sevgi kimin için, gözyaşı kime
    Ayrılık bu dünyada mı zor
    Ya ahirette
    Allah c.c. razı olsun sıddık aney selam ve dua ile
    Oct. 15

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://simuzer1001.spaces.live.com/blog/cns!203A15DBB2D4CE36!11150.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None